6 Ağustos 2013 Salı

BVB Türkiye Röportaj: Ilgaz Çınar sorularımızı yanıtladı..

Uzun süredir ara verdiğimiz BT özel röportajlara yeni sezon öncesi ile geri dönüyoruz. Bu röportajımızda konuğumuz NTVSpor radyo programcısı ve Totemspor yazarı Ilgaz Çınar.. Ilgaz abiye bize zaman ayırıp, sorularımızı içtenlikle yanıtladığı için bir kezde buradan teşekkür ediyoruz..
Keyifli okumalar:


+Ilgaz bey öncelikle davetimizi kabul edip bize zaman ayırdığınız için teşekkürler. Sohbetimize Bundesliga hakkındaki genel düşünceleriniz ile başlayalım. Bundesliga size göre nasıl bir lig? Lig takip listenizde ne durumda? La Liga ve EPL ile karşılaştırdığınızda neler söylersiniz?
-Bundesliga belirli bir sistemi tüm kulüplerin ortak kararı ile oturttuğu için sadece sahadaki futbol olarak değil, iç-dış tüm etmenleri ile sistematik bir olgu. İzlenilebilirlik açısından da rahatım zira açık kanalda olduğu için kayıt imkanına sahibim. Her maçı izlemek tabi ki imkansız lakin Bundesliga özetleri bile bahsettiğim sistematik kurgu içine o kadar güzel serpiştirilmiş durumda ki, maçların gollerinden haberdar olmak dahi yetmekte. Bundesliga naçizane görüşüme göre La Liga'nın kesinlikle çok önünde ve artık Epl'e de yaklaşmış durumda.

+Bundesliga denince akla gelen ilk takım Bayern Münih oluyor, zaman zaman diğer ekipler gaza basıp zirveyi yakalıyordu. Bu ekiplerden biri olan BVB son senelerde bu durumu birazda abartarak ligin kafa takımlarından biri olma konumuna geldi. Siz Bundesliga'nın geleceği hakkında ne düşünüyorsunuz? Ligin baskın takımı Bayern eski sistemine devam edebilir mi? yoksa BVB yada başka bir ekibin artık burada bende varım deme şansı var mı?
-Benim yaş grubumun çocukluk ve ergenlik dönemi için 2 Alman ekibi vardı, Bayern Munchen ve Borussia Mönchengladbach. Azılı bir Bayern München taraftarı olmama rağmen aşık olduğum kızın ağabeyleri ( Almanya'da yaşıyorlardı) Mönchengladbach taraftarı olduğu için ben de Mönchengladbach'lı olarak dolaşıyordum. Bayern algısı bambaşka bir algıyı o zamandan bu yana devam ettirmekte. Lars Ricken'in Şampiyonlar Ligi finalinde atığı gol ve Galatasaray'ın Uefa kupasna uzandığı yılda elediği Dortmund o günlerde algıyı değiştirebilirdi ama beceremediler.Araya Schalke gibi takımlar girmeye kalkışsa da algı hep Bayern etiketli oldu. Klopp'lu zaman diliminde ise artık Bundesliga ekseni Bayern ve Dortmund'dan oluşmakta

+Geçen seneki Alman finali sizin için süpriz oldu mu? Finali Bayern yada BVB'den daha çok hakettiğini düşündüğünüz takım var mıydı?
-Sürpriz bu 2 takımın final oynamaması olurdu. Sadece Barcelona'yı yenmek üzere kurgulanmış Real ve Abidal sonrası balans ve manevrayı ayarlamayan Barcelona final oynasaydı fazlası ile üzülürdüm.

+Borussia Dortmund dibe çakılmak üzereyken paraşütü açmayı başarmıştı daha sonra yeniden yükselme süreci beklenenden hızlı ve büyük oldu. Futbol tarihinin güzel hikayelerinden biri olan BVB'nin son 7-8 senesi için neler söylersiniz?
-Bu güzel hikayenin ilk paragrafını yazan takımın Bayern München olduğunu bilmek bizi Grimm kardeşler masallarına sürüklemekte esasında. Son 7-8 yıl değil de 2006 yılında Almanya'da düzenlenen turnuva sonrası Alman futbolunun gelişim sürecine ilk soruda cevapladığım sistematik üzerinden bakmak lazım. Bu sistem Dortmund'u alt yapıya ve yurt dışı yetenek avına yönelten etmen oldu bence. Dortmund bu hikayeyi bence hem tek başına hem de diğer ekiplerle beraber yazdı. Söyleyebileceğim tek kelime "harikulade"

+Bu yılı dışardıra turtarsak alt yapıdan isimler, lig2den gelen isimler, isimsiz yabancılarla kurulan takımı şampiyonlar ligi finaline taşıyan bir teknik adam olan Jürgen Klopp.. Bu isim hakkında düşünceleriniz nedir? Jürgen Klopp, Mainzde inanılmaz sevilmişti giderken binlerce insan ağladı, Dortmund'da daha da duygusal anlar yaşanacak birgün mutlaka. Tahmininize göre Jürgen Klopp'un BVB sonrası kariyerininde yükselerek devam etme olasılığı nedir?
-Klopp zeki ve mütevazı bir snop!!! Snop kişilik mütevazı olabilir mi diye sormayın zira bence öyle. Lewandowski'nin Real'e 4 attığı maç sonrası "ne olacak ben de x takıma 4 gol atmıştım" demesi, bu kullandığım betimleme için en güzel örnek. Oyun sistemi olarak kimi örnek alıyorsunuz sorusuna verdiği cevap ise derslik; " 2010 dünya kupasında oynayan Bielsa'nın Şili'si". bu cevabı verirken Klopp Bielsa'nın Van Gaal'li Ajax'ı örnek aldığını ve Van Gaal'ın da o dönemde Bayern München'i çalıştırdığını gayet iyi biliyordu. Oldukça zeki bir adamla karşı karşıyayız. Kariyer basamağı ne olur bilemem ama kendisine yaklaşık 15 ay önce başkanın verdiği teklif her şeyi açıklıyor; Başkanın Klopp'a verdiği özel sözleşme 2016 yılının sonuna kadar geçerli ve kim Klopp'u göndermeye kalkar ise 2016 sezonu dahil tüm alacaklarını ödemek zorunda...

+Nuri Şahin yeniden kendisini bulmaya başladı, giderek eski Nuri'ye yaklaşıyor. Kagawa'dan tekrar BVB'de oynamak isterim açıklaması geldi. Klopp'un eğitiminde gelişimini tamamlayan oyuncuların sistem dışına çıktığında zorlanıyor düşüncesine katılıyormusunuz?
-Eldeki örneklerle beraber düşünür isek katılmamak mümkün değil diyelim ve diğer taraftan okuyalım. Gelişimini Klopp ile tamamlayan futbolcu can alıcı detay olarak gözükmekte. Teknik direktör takımının parçası olmak hem zor hem kolaydır. sizi yetenekleriniz kadar sistem de yıldızlaştırır hatta düz bir oyuncu iseniz bile sistemin içinde parlarsınız. Klopp bu harmanlamayı çok iyi yaptı. 2008 sezonunu kerteriz alarak Dortmund gelen giden oyuncu bilançosunu incelemek daha doğru olacaktır. Dortmund'un başarısında genellikle oyuncuların gelişimini sürece yayarak tamamladığı gözükmekte. Sistem dışına çıkınca syntax error verilmesi olağan bir durum.

+Nuri Şahin demişken Nuri Dortmund'da çok sevilen ve saygı duyulan bir oyuncu, geçmişteki başarılarıda ortada fakat Türkiye'de çok ağır eleştiriliyor. Milli takım performansının Nuri özelinde bakılmasından çok futbolumuzun genel bir krizde olmasından kaynaklandığı düşünmek daha doğru olmaz mı? Yada size göre eleştirileri hak ediyor mu?
-Nuri'nin  kendisine uygun sistemde oynayamadığı bir takımda başarılı olması hayli zor. Bunun yanında Nuri'nin gurbetçi oyuncu olduğunu ve bu ülkede az sayıda gurbetçi oyuncunun başarılı olduğunu da unutmamak lazım. Gurbetçi denilince aklımıza sadece Almanya'da yaşayan Türk gelmesin. Misimoviç'te gurbetçi idi ve bu topraklarda başarılı olamadan gitti. Sorunu "başarısızlık" değil , Almanya'da alınan dünya görüşü ve hayatın içinde yer alan kültür farklılığının getirdiği uyumsuzluk olarak adlandırmamız daha doğru olur.

+Almanyada yetişen genç ve büyük potansiyelli oyuncuların büyük bölümü milli takım tercihini Almanyadan yana kullanmaya başladı. Size göre artık kendilerini Almanyaya yakın mı hissediyorlar?  yoksa Türkiye milli takımında gelecek mi görmüyorlar?
-Almanya'da şu an yetişen nesil "Almanya Acı Vatan" nesli değil. eğitiminden tutun gelişen teknolojinin nimetleri sayesinde dünyaya bakılan pencereler çok farklı. Almanya'da alınan alt yapı , oyuncuya yaklaşım gibi basit ama önemli detaylar bu süreçte oyuncunun kafasını meşgul etmeden düşüncelerini şekillendirmekte. Alt yapıyı orada alan gençler haklı olarak Almanya'yı tercih ediyor zira gelişim hiç bitmiyor. Diğer taraftan oyuncu Türkiye'ye dönüp bakıyor ve 6 yılda değişen 3 A Milli Takım seçicisi görüyor. Ben olsam ben de tercihimi Almanya'dan yana kullanırdım

+Bundesliga 2013/14 sezonundan beklentileriniz neler? Pep Guardiola'nın lige etkisinin nasıl olacağını düşünüyorsunuz? BVB'nin şampiyonluk şansını nasıl görüyorsunuz?
-Pep Guardiola kendi imzasını atana kadar etki rüzgarının ne tarafa eseceğini söylemek zor.Guardiola imzasının olumlu anlamda geciktiği her gün haliyle Klopp'a yarayacak. Ben korunan kadrosu ve Klopp'un Guardiola ile olan sınaı "test sürüşü" olarak gördüğünü düşünmemden sebep Dortmund'u Bayern ile eşit şansta görüyorum. Plase takımlarım ise Mainz-Sttutgart ve Mönchengladbach:)

+Sorularımızı içtenlikle yanıtladığınız için teşekkür eder. Başarılarınızın artarak devam etmesini dileriz. Son olarak geleneksel sorumuzu soralım BVB Türkiye Blog/twitter hesaplarımız hakkında neler düşünüyorsunuz?
-hesabınızı bilgilenmek amacı ile takip ettiğime göre oldukça başarılı buluyorum. esasında bu tip hesaplar ilk bakıldığında komik ve garip gözükse de sosyal medyayı takip eden herhangi bir futbol yöneticisi için oldukça düşündürücü bir durum olmalı diye düşünmekteyim. Dortmund ve sair hesaplar çoğalıyor ise bu ülke futbolunda ters giden çok şey vardır...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder