28 Şubat 2013 Perşembe

Bundesliga'nın 23. haftasında stadyumlardaki seyirci sayıları

SC Freiburg 0 : 0 ( 0 : 0 ) Eintracht Frankfurt 23.400 seyirci
1.FSV Mainz 05 1 : 1 ( 1 : 1 ) VfL Wolfsburg 27.175 seyirci
FC Bayern München 6 : 1 ( 2 : 0 ) SV Werder Bremen 71.000 seyirci
VfB Stuttgart 1 : 1 ( 0 : 0 ) 1.FC Nürnberg 46.570 seyirci
FC Augsburg 2 : 1 ( 1 : 0 ) 1899 Hoffenheim 28.211 seyirci
Hannover 96 5 : 1 ( 3 : 1 ) Hamburger SV 49.000 seyirci
FC Schalke 04 2 : 1 ( 1 : 0 ) Fortuna Düsseldorf 61.673 seyirci
Borussia M'gladbach 1 : 1 ( 0 : 1 ) Borussia Dortmund 54.010 seyirci
Greuther Fürth 0 : 0 ( 0 : 0 ) Bayer 04 Leverkusen 14.635 seyirci

B.Dortmundun iç sahadaki toplam seyirci sayısı: 885.215
B.Dortmundun iç sahadaki maç başına seyirci ortalaması: 80.474

Haftanın toplam seyirci sayısı: 375.674
Haftanın maç başına seyirci ortalaması: 41.742

Sezonun toplam seyirci sayısı: 8.661.293
Sezonun maç başına seyirci ortalaması: 41.842


Bayern'le basedemedik..

Ligde çok arkalarda kalıp şampiyonluk yarışına havlu atan BVB, kupada ilerleyip busene ulaşabileceği en kolay kulvarda en zorlu rakibini saf dışı etmek için çıkıyordu Münih deplasmanına. Rakip belkide busene kıtanın en güçlü takımı olmasına rağmen BVB cephesinde tura inanç vardı. Busene Bayern'e kafa tutabilen tek oyunu oynayan takım olarak Münih'den zaferle dönmek uzak görünmüyordu. Maç günü Hummels'in grip olmasından dolayı oynayamayacağının açıklanması moralleri bozdu. Hummels'in BVB sistemindeki büyük rolünden mahrum olması Bayern önünde mutlaka eksi yönde ekti edecekti..
Bayern maçta klasik görüntüsünden farklı bir anlayışla oynuyordu. Daha sağlamcı bir düşünce ile İlkay'ın üzerine baskı yaparak BVB'nin pas alışverişini kesmeyi başardılar. Hummels'in olmayışı ile BVB'nin arkadan oyun kurma düzenide aksamıştı tabiki Bayern'de Ribery'nin olmaması ile ilerideki yaratıcılığını kısıtlı hale sokmuştu.
Bayern özellikle ilk 45 dakika üstün olan taraftı. Lahm'ın ortasına Kross boş kaleye net bir vuruş yapamadı. Schweinsteiger'in pasında Martinez'in vuruşunda Weidenfeller güzel bir kurtarış yaptı. Robben ile girilen pozisyonda top üsten aut'a gidiyordu. Dakikalar 43'ü gösterirken Bayern BVB defansının hatası ile golü buldu. İçeri gelen Ortayı Santana göğsüyle yere indirdi. Schmelzer çok rahat uzaklaştıracağı topu biran duraklayınca Lahm'a kaptırdı. Hatta buanda rakibine sert bir müdahale yaparak penaltı yaptı fakat topu alan Robben çok şık bir vuruşla topu ağlara gönderince bu konu rafa kalktı.. 1-0
BVB ikinci yarıda daha oynamaya iyi başlamış en azından oyunda dengeyi kurmuştu. Reus ile kaleyi yokladılar. Buna rağmen Bayern boşluğu yakaladığı anda tehlikeli pozisyonlar bulmaya devam ediyordu. Dante ve van Buyten'nin kafa vuruşları ile gole çok yaklaştılar..
Maçın son bölümlerinde Schieber kafa vuruşu ile maçı uzatma şansını değerlendiremeyince kupada gülen taraf evsahibi Bayern oldu..

BAYERN MÜNİH 1-0 BORUSSİA DORTMUND

München: Neuer - Lahm, van Buyten, Dante, Alaba - Martinez, Schweinsteiger - Thomas Müller (79. Luiz Gustavo), Toni Kroos (90.+4 Boateng), Robben - Mandzukic (90.+1 Gomez)
Dortmund: Weidenfeller - Piszczek, Subotic, Felipe Santana, Schmelzer - Sven Bender – İlkay Gündogan, Großkreutz (62. Blaszczykowski) - Götze, Reus (81. Schieber) - Lewandowski

Gol: 43'Robben
Sarı Kartlar: Mandzukic, Kroos, Martinez
Seyirci sayısı: 71.000

26 Şubat 2013 Salı

Dev maç öncesi Futbol dünyasının tahminleri..

27 şubat çarşamba akşamı Allianz Arena Almanya Kupasında dev bir maça sahne olacak. Bu sezon 3 kulvardada fırtına gibi esen Bayern evinde Şampiyonlar liginde harikalar yaratan son yılın Duble şampiyonu BVB'yi konuk edecek.. Tüm Almanya bu maça kilitlenmiş durumda 71.000 kişilik stadyumda 10.000 BVB taraftarıda takımlarını destekleyecek.. Bayern'e bu maç için extra 250.000 bilet talebi daha geldi..

İşte bu dev maçı sizler için futbol dünyasının önemli yazarlarına sorduk.


Ali Ece (Akşam - TRTSpor)

Geçen sezonki Pokal Finali'nde muhteşem bir Dortmund izlemiştik. Bu sezon ise muhteşem bir Bayern izliyoruz. Puan tablosu da malum: 11 maç kala Bayern, Dortmund'un 17 puan önünde lider. Geçen sezon kupa finalinde Dortmund'dan 5 gol birden yiyen Bayern, bu sezon ligde 23 maçta topu topu 8 gol yedi. Bayern'in bu defansif gelişiminde Dante ve Javi Martinez'in transferleri fark yaratan ana unsurlar oldular.
Bayern bu form grafiğini devam ettirirse bu kez tarihi bir 3'lemeye imza atabilir. Dortmund belki toplamda Bayern karşısında oynadığı son 6 maçın 4'ünü kazandı ama son 2'sini kazanamadı. Tabii ki Dortmund açısından ligde ezeli rakibin bu kadar puan gerisine düşmüşken kupa maçında karşılaşmak büyük motivasyon. Ancak son haftalarda kadro darlığı ve sakatlık-cezalardan yaşaşan sıkıntılar da hepimizin malumu. Gönlümden geçen tabii ki Borussia Monchengladbach elendiği için mümkünse diğer Borussia'nın kupayı kazanması ama çok da kolay olabilecekmiş gibi gözükmüyor.

Bağış Erten (Radikal - NTVSpor)
Sıkı bir Bundesliga ama daha sıkı bir Dortmund taraftarıyım. Dün Klopp'un, önceki günlerde de Dortmund CEO'su Watzke'nin açıklamalarından sonra iyice bilenmiş durumdayım kupadaki maça. Ama tahmin olayına girmek istemem. Ben sağlam bir bahis düşmanıyım. Bahisten önce tahmin düşmanıyım.
Futbol oyunun tahmin edilemezliğini seviyorum..
Twitter: @abagis

Orhan Uluca (Milliyet - BorgesBlog)
Dortmund sürpriz yapabilir
Bayern Münih’in bugünkü durumunda herhangi bir maçına olumsuz bir yorumda bulunmak çok zor. Lakin oyun karakteri gereği Dortmund sürpriz yapmaya yakın duruyor. Üstelik Bayern’in kendi oyun planı içerisinde formda olması Jürgen Klopp’un daha çok işine geliyor zira üzerine gelen dominant/baskın karakterdeki oyun felsefesine “vur-kaç” taktiği yine işleyebilir. Dortmund yenilmez..
Twitter:  @Orhan_Uluca

Matthias Dersch (Ruhr Nachrichten BVB Muhabiri)
Bayern sezonun toplamında her yönüyle üstün fakat bu maçta herşey mümkün. -ve BVB Şampiyonlar Liginde nekadar güçlendiğini kanıtladı.
Benim düşünceme göre Bayern'in üzerindeki baskı BVB'den biraz daha yüksek. Onların daha fazla kaybedilecek şeyi var çünkü Dortmund'u yenebileceklerini artık kanıtlamak istiyorlar.
Bu yüzden B.Dortmund'un kılpayı kazanacağını düşünüyorum.
Twitter:  @Matthias_aus_Do

Okay Karacan (Lig Tv - Zaman)
B.Münih rüya gibi bir sezon yaşıyor, Arsenal galibiyeti güçlerini ortaya koydu. Borussia iyi bir takım ama ibre B.Munih'ten yana görünüyor.  Tahminim kora kor bir maç olacak,çok beğendiğim Klopp'un bu sezonu kupayla tamamlaması harika olur ama karşılarında yılın kıtadaki en iyi takımı var,eğlenceli ve gollu olacak..
Twitter:  @okay_karacan

Fatih Demireli (Spox.com - misli.com)
Bayern ligde en yakın rakiplerine 17 puan fark attı, Şampiyonlar Ligi’nde bir ayağı ile Çeyrek Finalde, bu sezon kırılmadık rekor bırakmadı ama bunların hepsi Dortmund’a karşı alınabilecek olası bir mağlubiyetle geçerliliğini kaybeder, çünkü Bayern’de herkesin Dortmund’un son iki yılda başardıkları zihinlere kazınmış durumda. Müthiş devam eden sezonun içinde de Dortmund ile kendi evinde sadece 1-1 berabere kalabilmişti, bu sefer kazanmak isteyecekler. Bayern adına en önemli dezavantaj Franck Ribery’nin cezalı olması. Her ne kadar takım yıldızlarla dolu olsa da, formda olan oyuncu sayısı yüksek olsa da, bu sezonun en iyi oyuncusu, en hazır ve en istekli oyuncusu Ribery’dir. Bunu Jupp Heynckes de açıkça dile getiriyor. Dortmund, Bayern ile kafa tutacak ender takımlardan birisi, maç hiç de kolay geçmeyecektir iki taraf adına ama Bayern’in favori olduğunu düşünüyorum.
Twitter:  @FatihDemireli

Hüseyin Özkok (Fotomaç - Oley.com)
Harika bir futbol maçı bekliyorum. Karşılıklı goller olur ama Bayern Münih'in bu defa saha avantajıyla da daha ağır bastığını düşünüyorum.
Twitter:  @huseyinozkok

Göksel Uzunoğlu (Ligradyo - Spox.com)
Borussia Dortmund, Bayern Münih'in elinden alabilcegi bir kupa var o da Almanya kupası. Jürgen Klopp'un motivasyon asistti ile futbolcular tüm varlıklarını ortaya koymalarını bekliyorum. Dortmund Bayern'e son dönem hep ters düşüyor. Neden bir sürpriz olmasin? Dortmund kısır geçen bir maç sonrası sahadan galip ayrılır.
Twitter: @10Goeki

Serkan Çavuş (Misli.com)
İki takımda 3 kulvarda mücadelelerini sürdürüyor. Dortmund ligde geri kalmış olsa bile bu maçı kazanmak için oynayacaklar Bayern Münih çok formda. Hatta Avrupanın en iyi takımı diyebiliriz. Sonuç olarak iki takımın karşılıklı goller bulacağı zevkli ve çekişmeli bir karşılaşma bizi bekliyor. 
Twitter:  @SerkanCavus

Mustafa Arslan (Fourfourtwo - yarisaha.com)
Bu sezon lig, kupa ve Avrupada dolu dizgin giden Bayern Münih'in bu durumunun temeli geçen sezon Almanya Kupasının finalinde atılmıştı. Ligi iki senedir Dortmund'a kaptıran Bavyera temsilcisi geçen sezon en azından teselli bulmak için Kupa Finalinde Dortmund karşısına çıkmıştı ancak maç hiçte bekledikleri gibi geçmedi. BVB, Neuer'in ağlarına tam 5 gol bırakırken Bayern'in yıldızlarla dolu kadrosu sezonu hiç bir şey kazanamadan noktalamıştı. Bu hayal kırıklığı sonrası bu sezon ki kusursuz takım yaratılırken intikam fırsatı da yine kupada denk geldi. Son dönemde Almanya'nın El Clasico'su haline gelen maçın favorisi bu sezon ki formu ile Bayern Münih gibi gözüküyor ancak son iki sezonda yakalanan psikolojik üstünlük Klopp'un öğrencilerinin en büyük avantajı. Hafta sonunda büyük bir rotasyon yapmasına karşın Bremen'i sahasında 6-1 ile geçen Bayern hem dinlendi hem de morallendi. Dortmund ise iki forvetinin de cezalı olduğu maçta Gladbach deplasmanında 2 puan bıraktı. Maç için tahmin yapmak zor ancak illa bir şey söylemek gerekirse farkı Kroos yaratır turu Bavyeralılar geçer diyelim.
Twitter: @TottiBlog

(BVB Türkiye ekibi olarak bizlere zaman ayırıp maç görüşlerini bildiren tüm yazarlara birkezde buradan teşekkür ederiz..)
(Kaynak gösterilmeden kullanılmaz)


Borussia Dortmund Türkiye
Blog: http://bvb09tr.blogspot.de
Twitter: https://twitter.com/BVB_Turkiye
Facebook:  http://www.facebook.com/BVB09Blog

Borussia derbisinde kazanan çıkmadı..

Borussia derbisi öncesi iki ekipdede kritik oyuncuların eksikliği vardı. Lewandowski ve Schieberin kırmızı kart cezası sonrası BVB'nin ileri ucundaki sıkıntıya Kuba'nın sakatlığından dolayı olmayışının eksikliğine eklenmişti. Gladbach'da ise Herrmann'ın eksikliğine belkide saha içindeki en önemli oyuncusu Arango eklenmiş onlar içinde ileride büyük sıkıntılar oluşmuştu.
Maç bu eksikler çerçevesinde çok kısır başladı. Gladbach 4lü savunmasını arkada kurup iki ön liberosunuda orta alan çizgisinin arkasına çekmiş, Rupp ve Wendt'i BVB beklerini durdurması için görevlendirmişti. Hanke Hummels'e yakın oynayarak onun ileri çıkmasını engellerken genç Younes aralardaki boşlukları değerlendirmeye çalışacaktı.
BVB'de ise santraforların eksikliğinde son adam rolünü Götze almış, Kuba'nın yerine Grosskreutz girmiş, ileride oynayacak olan Götze'nin bölgesinde ise Leitner yer almıştı..
Bu düzende başlayan maçta Gladbach ileride pozisyon bulamıyor BVB ise klas oyuncularının extra işler yapamaması ve Lewandowski'nin eksikliği ile kilidi açamıyordu..
İlk yarım saat golsüz geçildikten sonra BVB aradığı açığı buldu. İlkay'la başlayan atakta topla buluşan Reus 3 oyuncuyu peşine takıp Götze'nin önüne topu bıraktı. Mario Götze kaleciyi geçtikten sonra Ter Stegen'in müdahalesi ile yerde kaldı ve BVB penaltı kazandı. Penaltıyı kazandıran Götze vuruşu golede çevirerek takımını öne geçirmeyi başardı. 0-1
Pozisyon açısından sezonun en kısır BVB maçlarından birini izlerken bu bölümlerde biraz daha ileri bölgede hareketlenen Gladbach Younes ile golü buldu.. Wendt'in soldan yaptığı orta Subotic'den sekerek havuza düştü. Bu pozisyonu değerlendiren Younes topu ağlara göndererek Bundesliga'daki ilk golünü kaydetti.. 1-1
Maçta 90 dakikada yaşayamadığımız heyecanı uzatma dakikalarında yaşadık. Önce Gladbach Mlapa ile kaleciyle karşı karşıya buldu kendini.. Topu sürüp Weidenfelleride geçti fakat açısını kaybedince topu yan ağlara nişanladı..
Gladbach'ın yardımına koşan futbol melekleri Mpala'dan karşılık göremeyince bukez BVB için çaba harcamak istedi.. Uzatma dakikalarının son anlarına girilirken, sol kanatta topla buluşan Mario Götze rakibinden sıyrılıp kaleye doğru yaklaştı ve altı pas içine pasını gönderdi.. Top Gladbach'lı defans oyuncularını kalecisini Lewandowski'yi ve İlkay'ı geçerek Kehl'e doğru ilerledi.. Kehl çok çok müsait pozisyonda topu bomboş kale yerine dışarı gönderince ekipler sahadan 1'er puanla ayrıldı..
BVB 2 puan bıraktığı haftada Leverkusen'ninde haftayı beraberlikle kapatması ile ligdeki yerini korumayı başardı..

BOR. MÖNCHENGLADBACH 1-1 BORUSSIA DORTMUND

Bor. Mönchengladbach: ter Stegen - Jantschke, Stranzl, Dominguez, Daems - Rupp (90.+3 Brouwers), Nordtveit, Marx - Hanke (63. de Jong), Younes (80. Mlapa), Wendt

Borussia Dortmund: Weidenfeller - Piszczek (82. Sahin), Subotic, Hummels (46. Santana), Schmelzer - Kehl - Großkreutz, Gündogan, Leitner (71. Bajner), Reus – Götze

Goller: 67'Younes / 31'(p)Götze
Sarı kartlar: Marx, ter Stegen, Jantschke / Santana
Seyirci sayısı: 54.057(biletli)

Borussia Dortmund Türkiye
Blog: http://bvb09tr.blogspot.de
Twitter: https://twitter.com/BVB_Turkiye
Facebook:  http://www.facebook.com/BVB09Blog

23 Şubat 2013 Cumartesi

Endüstriyel Futbol'un kölesi olmadan iflas'dan zirveye..

Almanya'da doksanlı yıllarda fırtına gibi esen bir Borussia Dortmund vardı. Altyapı oyuncularının katkısı ile 1995 ve 96 yıllarında Almanya şampiyonluğu kazanılmış, hatta 1997 yılında çok büyük bir başarıya imza atılarak sportif açıdan en büyük rakibi Bayern'in şehri olan Münih'deki finalde Şampiyonlar Ligi kupası kaldırılmıştı. Final maçında 17 yaşında olan Ricken golü atmış, altyapıya verilen destek böylece taçlandırılmıştı.

Fakat bu andan sonra BVB'de işler değişti. Birden pahalı transferler yapan, durmadan yıldız oyuncu arayışlarında olan bir kulüp haline geldiler. Son olarak 2002'de gelen şampiyonluktan sonra Şampiyonlar Liginden geri gelmesini bekledikleri paraları harcadılar fakat bu düşünceleri sonuç vermeyince kulüp çöküş dönemine girmekten kurtulamadı.Borç 120 milyon €'ya yaklaşmış,kulüp hisseleri borsaya açılmış ve hatta stadyum satılmıştı..

2005 yılında iflas bayrağı çekildi. Başkan Niebaum kulüpten tamamen elini çekti.Yeni CEO Hans-Joachim Watzke bugünkü BVB başarısını yakalamak için Borussia Dortmund'un başına geldi. Watzke gelir gelmez küçülme ve özkaynaklara dönme kararı aldı. Dortmund halkıda buna hemen uyum sağladı; şehirlerinin takımı BVB için ''Wir sind Borussia'' ('Biz Borussia'yız') kampanyasını başlattılar. Sarı-Siyah boyalı şehir 'Biz Borussia'yız' dedi. Şehirdeki her kişi, devlet daireleri ve esnaf, takımları için elini taşın altına soktular.Yönetim de bu desteğe uygun hamleler yapıyordu. Sermaye arttırımı, oyuncu giderlerinin düzenlenmesi ve stadın yarısının geri alınması kulübe nefes aldırmaya başlamıştı. Zor süreçte Sex-Shop firmasından gelen sponsorluk teklifi kabul edilmedi, ezeli rakipleri Bayern Münih'den gelen yardım teklifi reddedildi (Bayern Münih'in başkanı Uli Hoene
ß kişisel olarak kulüp hissesini satın aldı). İyi ödemeli krediler çekiliyor ama bu paralar transfere harcanmıyordu. Çünkü kulübün öncelikleri vardı. Hal böyle olunca tekrar BVB akademisi devreye girmiş, genç oyuncular gelmeye başlamıştı. Bunların ilk örneği olan Nuri Şahin, A takımına yükseldi. Bundesliga'nın o tarihte oynayan en genç oyuncusu Nuri Şahin olmuştu.
Tabi her şey dört dörtlük değildi. Takım başarısız sonuçlar alıyordu. Ligde iki kez 7.,bir kez 9. hatta 2007/08 sezonunda 13. olunmuştu. Fakat bu çokta önemli değildi taraftar bu zor dönemde takıma asla sırtını dönmedi. BVB maddi açıdan düzlüğe çıkıyordu. Stadyumlarının tamamını geri almışlar, stadyum, forma sponsorları ile iyi imzalar atmışlardı. Bu süreçte her zaman onların yanında olan taraftarı sömürmeyi düşünmediler. Hâlâ 190-200 € civarında kombine satıyorlar (geçen sezon 80.400 seyirci ortalaması yakalayarak Almanya rekorunu kırdılar busezonda yeni rekor yolda..).

Artık pasta hazırdı. Pastanın çileği ülkemizdeki anlayıştan farklı oldu. Çok tanınmış bir ünlü pahalı bir isin yerine genç oyuncular ve taraftarla arası iyi olan Mainz 05'den Jürgen Klopp ile anlaşıldı. Sportif direktörlüğe ise Michael Zorc getirilmişti. Klopp kendi yetiştirdiği ve dışarıdan tanıdığı genç oyuncuları takıma aldırdı. BVB akademisinden isimlerde gelmeye başladı. Japonya'dan 350.000 €'ya Kagawa getirilip,takımın merkezine yerleştirildi. Taraftar desteği, iyi yönetim ve doğru hoca ile rüya zamanlar 2010/11 sezonunda başladı. Şampiyonluk kupası yeniden Dortmund'a gelmişti. Dortmund için daha iyisi olamaz diye düşünülürken, daha iyisi de oluyordu. 2011/12 sezonunda ardarda ikinci şampiyonluk, rekor puan ile kazanılıyor, bunun yanında Almanya kupası finalinde Bayern Münih 5-2'lik galibiyetle devrilip,çifte kupa zaferi yaşanıyordu.

Şu son 7-8 yılda BVB, endüstriyel futbol kölesi olmadan, taraftarı sömürmeden doğru hamleler ile nasıl başarının yakalanacağını tüm dünyaya gösterdi. Borussia Dortmund'un eskiden de çok seveni vardı ama artık her ülkede inanılmaz sevilen ve saygı duyulan bir takım haline geldi. Kendi taraftarı içinse en kötü gününde bile öyleydi ve bundan sonrada öyle kalacak. 



Bu sürecte BVB yönetiminin taraftarla olan bağı:
Halktan kopmadan büyüyen takım: BVB 


(kaynak gösterilmeden kullanılmaz) 


Borussia Dortmund Türkiye
Blog: http://bvb09tr.blogspot.de
Twitter: https://twitter.com/BVB_Turkiye
Facebook:  http://www.facebook.com/BVB09Blog

18 Şubat 2013 Pazartesi

BVB, Reus ile costu..

Donetsk deplasmanında aldığı avantajlı skor ile 4-1'lik Hamburg yenilgisinin bir soruna dönmesini engellenyen BVB, ligdeki 22. maçında evinde Frankfurt'u konuk etti. İlkay'ın takıma dönmesi BVB için güzel olan yön iken Lewandowski'nin eksikliğinde Schieber'in göstereceği performans merak konusuydu.
Schieber'in stoperler üzerine yaptığı koşular ile Reus'un araya kaçması sonucunda BVB maça çok etkili ataklar bularak başladı. Daha 4.dakikada Bender'in önde yaptığı baskı sonucu Schieber'in yardımı ile topu Reus'a ulaştırması ile çok önemli bir pozisyon bulundu.. Reus'un vuruşunda kaleci Trapp başarılıydı..
Aynı düzen ile BVB 8.dakikada sonuca gitmeyide başardı. İlkay'ın verdiği pasla ligin en önemli ikilisi iş başına geçti.. Götze tek pasla Reus'u gördü ve Reus şık bir vuruşla takımını öne geçirdi. Golden önce Reus'un göğsüyle indirdiği top ve yaptığı koşu çok önemliydi.. 1-0
İlk golden sadece 1 dakika sonra BVB farkı ikiye çıkararak maç içi rahatlığa kavuştu. İlk goldeki gibi yine Frankfurt çıkmak isterken BVB'li oyuncular araya girdi, bukez bunu yapan Hummels oldu. Hummels aldığı topu sürerek Reus'u buldu. Reus tek vuruşla kalecinin bacakları arasından topu ağlara gönderdi ve farkı 2'ye çıkardı.. 2-0
Skoru yakalayan BVB gollerden sonra oyunu tutuyor kalesinde pozisyon vermiyordu fakat dakikalar 31'i gösterirken yine kırmızı kart ile oyun içindeki santraforundan mahrum kaldı. Schieber 2.sarı kartı görerek takımını yalnız bıraktı. Özellikle 2. gördüğü sarı kart tartışılacak bir pozisyondu.
BVB 10 kişi kaldıktan sonra Frankfurt'un topla oynamasına izin vermek zorunda kalıyor fakat bir kişi eksikken bile rakibi kadar koşarak bu açığı kapatıyordu. Bunun sonucunda rakibine önemli pozisyon vermeyen BVB Kuba ile çok net bir fırsata girmesine rağmen golü bulamadı.
Frankfurt 41.dakikada Rode ile güzel bir fırsat yakaladı. Rodenin kaleci ile karşı karşıya olduğu pozisyonda vuruşu az farkla dışarıya gidince, misafir takımın ikinci devreye daha umutlu girmesini engelledi.
2.yarı ilkyarının son bölümlerindeki gibi başladı. Frankfurt topa sahip olmasına rağmen bunun sonucunu etkili ataklara döndüremiyordu. 55.dakikada BVB bir duran top sonucu Subotic'le gole tekrar yaklaştı. Konuk ekip ise maçtaki en tehlikeli pozisyonunu Lakic ile yakaladı. Başarılı oyuncunun bu pozisyonda yaptığı vuruş çok az farkla dışarıya çıktı.
Bu bölümdede kalesini korumayı başaran BVB 65. dakikada maçta fişi çekti. İlkay'ın güzel ara pasında topla buluşan Mario Götze hızla cezasahasında girdi ve sıkıştığı anda topu harika bir şekilde müsait pozisyonda bulunan Reus'a ulaştırdı. Reus'da bu ikramı gole çevirerek maçtaki 3.sezondaki 11.golünü atmış oldu.. 3-0
Maçın son bölümüne girilirken Inui'de kırmızı kart ile oyun dışı kaldı. BVB 3-0 lık sonuçla 2.sıradaki yerini korumuş oldu..

BORUSSİA DORTMUND 3-0 EINTRACHT FRANKFURT

Borussia Dortmund: Weidenfeller - Piszczek, Subotic, Hummels, Schmelzer - Bender, İlkay Gündogan(89. Nuri Sahin) – Blaszczykowski(65. Großkreutz), Götze(82. Leitner), Reus - Schieber
Eintracht Frankfurt: Trapp - Jung, Zambrano, Anderson, Oczipka- Schwegler, Rode(80. Celozzi) - Aigner(60. Occean), Meier, Inui - Lakic( 71. Matmour)

Goller: 8', 10', 65'Reus
Sarı kartlar: Subotic, Hummels / Lakic
K.Kartlar: 31'Schieber / 74'Inui
Seyirci sayısı: 80.500(biletli)

Borussia Dortmund Türkiye
Blog: http://bvb09tr.blogspot.de
Twitter: https://twitter.com/BVB_Turkiye
Facebook:  http://www.facebook.com/BVB09Blog

Bundesliga'nın 22. haftasında stadyumlardaki seyirci sayıları

VfL Wolfsburg 0 : 2 ( 0 : 1 ) FC Bayern München 30.000 seyirci
1.FSV Mainz 05 2 : 2 ( 1 : 1 ) FC Schalke 04 34.000 seyirci
Hamburger SV 1 : 0 ( 1 : 0 ) Borussia M'gladbach 54.558 seyirci
SV Werder Bremen 2 : 3 ( 1 : 1 ) SC Freiburg 38.498 seyirci
Bayer 04 Leverkusen 2 : 1 ( 1 : 0 ) FC Augsburg 22.784 seyirci
Fortuna Düsseldorf 1 : 0 ( 1 : 0 ) Greuther Fürth 37.378 seyirci
Borussia Dortmund 3 : 0 ( 2 : 0 ) Eintracht Frankfurt 80.500 seyirci
1.FC Nürnberg 2 : 2 ( 0 : 1 ) Hannover 96 36.101 seyirci
1899 Hoffenheim 0 : 1 ( 0 : 1 ) VfB Stuttgart 28.750 seyirci

B.Dortmundun iç sahadaki toplam seyirci sayısı: 885.215
B.Dortmundun iç sahadaki maç başına seyirci ortalaması: 80.474

Haftanın toplam seyirci sayısı: 362.569
Haftanın maç başına seyirci ortalaması: 40.285

Sezonun toplam seyirci sayısı: 8.285.619
Sezonun maç başına seyirci ortalaması: 41.847


15 Şubat 2013 Cuma

Francesco Totti Blog'un çevirisi ile Jürgen Klopp röportajı..

Jürgen Klopp İspanyol El Pais Gazetesine bir röportaj verdi Francesco Totti Blog'dan Mustafa Arslan bu keyifli röportajın sizler için Türkçe çevirisini yaptı..






Son iki yılda Bayern'i geride bırakan bu sezon Şampiyonlar Liginde Avrupa'nın devlerini dize getiren Klopp teknik adamlıkta ki başarısının yanı sıra saha kenarında yaptıkları, basın toplantıları ve sempatik açıklamaları ile sadece Almanya'da değil dünyanın her köşesinde bir çok hayran kazandı.

Soru: Sizce Alman futbol mantelitesinde ki bu değişiklik neden?
Cevap: Altyapılarda çalışan futbol öğretmenleri artık çok daha bilgili ve daha iyi şartlarda çalışıyorlar. Performans merkezlerinde futbolcularla ilgili detaylı analizler yapılıyor ve bunlar hemen oyuncuya empoze ediliyor. Bu çok yararlı oldu ve artık çok fazla genç ve yetenekli oyuncuya sahibiz. Liglerde 17 yaşında forma bulan bir çok oyuncuya rastlayabiliyorsunuz.

S: Bundesliga için ne söyleyebilirsiniz?
C: Seyirciler için harika bir lig ve oldukça keyifli, Avrupa'nın en iyi ligi diyebilirim. Ekonomik olarak takımlar çok iyi gidiyor ve harika bir rekabet ortamı var. Tabii Bayern diğerlerinden biraz daha fazla kazanıyor olabilir..  Oldukça yeni ve konforlu stadyumlara sahibiz.

S: Almanların savunma geleneği?
C: 90'lı yılların başlarında Alman Futbolu büyük bir evrim geçirdi. Adam adama markaj fazla abartılıyordu. Savunma oyuncusu adamını tüm saha içinde takip ediyordu ama şimdi bu durum geride kaldı ve sadece savunmada değil hücumda da çok etkili bir futbolumuz var.

S: Ya Liberolar?
C: Onlar bir süre için mükemmeldi. 1996 yılında Beckenbauer, Matthaus ve Sammer gibi akıllı ve yıldız oyuncularımız oldu ama yaratıcılıktan yoksun olunca başarı oldukça  zorlaşıyor.

S: Bir teknik adam olarak size ilham kaynağı olan şey neydi?
C: Bir kaç yıl önce Real Madrid'ti ancak sonra düşündüm ''Bizim futbol potansiyelimize iyi bir savunma planı eklersek Barça olabilir'' dedim ve yaptım!

S: Protestanlık tasarruf ve kemer sıkmayı aşılıyor insanlara. Alman kulüplerinin Akdeniz ekiplerinden daha az para harcamasının bununla alakalı olabileceğini düşündünüz  mü?
C: 2006 Dünya Kupası Almanya için mükemmel bir reklam oldu. Ben insanların bu kadar mutlu olabileceğini düşünmüyordum ancak herkes mutlu oldu ve hayatını sevdi. Tasarruf Almanların tipik bir özelliğidir ve eğlenceli yanları da vardır.

S: Dortmund 2005 yılında iflasın eşiğinden döndü. Sizce şu anki ekip bu durumun sonucu mu?
C: Kulüp köü durumdaydı ve bir canlılığa ihtiyacı vardı. Bunun için çok paralar gerekmez. Mainz'ı çalıştırırken puan durumunda pek fazla iyi değildik ancak güzel futbol oynuyor vve eğleniyorduk. Dortmund'ta da farklı olmadı cesur oldum ve birlikte yükseldik. Paramız yok diye çalışmamazlık edemezdik bu bahane olamazdı ve biz genç oyunları kullandık. Gençlerle kazandığımız iki şampiyonluk diğer takımlara ilham verdi ve şu anda alt liglerde bir çok genç oyuncu artık rahatça kullanılıyor.

S: İşçi takımı imajını Bayern'le farklı gözükmek ve rekabet için mi kullanıyorsunuz?
C: Hayır şehrin durumu bu! Biz bu şehir için özeliz ve onlarla birlikte devam edeceğiz. 2016 yılına kadar buradayım. Şimdi 10-13 yaş arası çocuklarla konuşuyorum ve 4 yıl sonra onlara koçluk yapmak istiyorum.

S: Bayern Münih?
C: Bayern özellikle 70li yıllarda inanılmaz iyi kararlar aldılar ve iyi bir yapı oluşturdular. Avrupanın en zengin ve mali yapısı en düzgün kulüplerinden bir tanesi. Çok iyi oyuncu ve teknik adamlarla çalışıyorlar.

S: La Masia sizin için yeni bir fikir önerdi mi?
C: Hayır kesinlikle biz kendi yolumuzdan yürüdük. Kopyalar hiç bir zaman daha iyi olamaz!

S: Milli Takım ile Dortmund arasındaki fark nedir?
C: Biz duygusal olarak çok bağlıyız ve her maçımızı 80 bin taraftarın önünde oynuyoruz. Bizim taraftarlarımız bizimle beraber bu keyfi yaşamak için 500 km  öteden gelebiliyor. Mücadeleyi ve özellikle büyük maçları seviyoruz. La Liga'da Barça ve Real diğer takımlara büyük üstünlük sağlıyor. Bunun hiç bir zevkli tarafı yok. Benim karşıma tenis maçında 3 yaşında çocuğu koyarsanız bunun anlamı olmaz ama iyi bir rakibi yenmek her zaman keyiflidir! Ben sadece kazanmak istemiyorum,  oyunu hissetmek zevk almak istiyorum!

S: Dortmund'ta ödediğiniz maaşlar Bayern'in ödediğinin yarısından daha az hatta Barcelona ve Real'in üçte birinden bile az! Oyuncuları nasıl tutmayı başarıyorsunuz?
C: Muhtemelen Tottenham bile bizden daha fazla ödüyor. Ancak biz şampiyonluklar kazanabiliriz. Oyuncularım Avrupanın en büyük kulüplerinde rahatlıkla oynayabilir ancak burada kalarak tarihin bir parçası da olabilirler! Eğer Barça'ya giderlerse orada şampiyon olma şansları var ancak onlar 10 yıl önce de şampiyon olmuştu, 10 yıl sonra da olacaklar.

S: Real Madrid'e karşısında neden topa sahip olma planından vazgeçtiniz?
C: Biz onların zayıf noktalarını biliyorduk ve Cristiano yerine Xabi Alonso'yu hedef aldık! (Üzgünüm Xabi bu A planıydı!) Orta sahada Götze ve kanat beklerimiz ile hücuma iyi çıkıp alanları kapattık. Xabi Alonso'yu durdurursanız Ronaldo Pepe'den pas almak zorunda kalır. Peki her zaman atabilir mi?!!

S: Oyuncular senin arkadaşların mı?
C: Hayır onlar benim arkadaşlarım ama onların arkadaşı değilim!

S: Takımın Şampiyonlar Ligine alıştığını düşünüyor musunuz?
C: Geçen yıl biz çifte şampiyonluk yaşadık. Bayern'e ligde 8 puan fark attık ve Kupa finalinde onlara 5 tane attık ama dünya bize ''eee ne olmuş yani'' dedi! Şimdi Real'i ve City'i yendik şimdi bize bakıyorlar!

S: Dünyada en favori oyuncunuz kim?
C: Messi en iyisi... Ayrıca Swensea'lı Michu'yu çok beğeniyorum. Kimse onun kim olduğunu bilmiyordu ve heyecanı da burada yatıyor işte. Şimdi herkes onu gayet iyi tanıyor.

S: En iyi teknik direktör?
C: Del Bosque süper bir teknik adam ve oldukça iyi oyuncualara sahip. Osasuna ile neler yapabileceğini görmek güzel olabilirdi! Ben Almanya'da yılın en iyisi değilim ama Freiburg teknik direktörü Christian Streich inanılmaz şeyler yapıyor. Mainz'ı çalıştırdığım dönem bizde çok iyiydik ama kimse ilgilenmedi. Süper oyuncularla kazanılan başarılardansa küçük yetenekli bir ekiple yükselmek çok daha heyecan verici.

S: Pep Guardiola hakkında ne dünüyorsun?
C: Barça ile alakalı en şaşırtıcı şey her maç aynı heyecanda olmaları. Messi onlarca gol attı ama hepsinde yine bir ilkmiş gibi seviniyor. Xavi ve İniesta hayatları boyunca berabermiş gibi sanki. Busquets parkın ortasında güvenlik gibi, bir şey olursa anında orada. Puyol saç kesimi ile korku salıyor ve kalpten oynuyor birinci sınıf bir insan. O dirseğini kırıyor iki hafta sonra sahaya çıkıyor. Xavi'ye teknik adamlıkla ilgili görüşlerini sordum ve bir kez futbolcu olabileceğini bunun tadını çıkarması gerektiğini söyledi. Onlar dünyanın en iyisi ve şüphesiz ki Pep'in payı bunda oldukça fazla! O mükemmel bir iş çıkardı ancak yeni takımında bu oyuncular olmayacak ve o da bunun farkında. Şimdi onlar yokken de ne kadar iyi olduğunu bize göstermek zorunda!

Kaynak:  http://francescotottiblog.blogspot.de/2013/02/roportaj-jurgen-klopp.html

Eve avantajla döndük..

Ligde alınan 4-1'lik ağır yenilgiden sonra herkesin düşüncesi bu kötü skorun Şampiyonlar ligine nasıl yansıyacağıydı.. BVB Donetsk deplasmanına İlkay ve Großkreutz'dan yoksun gitti. Sakatlıktan çıkan Schmelzer ilk 11'de yerini alırken Subotic yedekler arasındaydı..
BVB maça Weidenfeller - Piszczek, Santana, Hummels, Schmelzer - Kehl, Bender - Blaszczykowski, Götze, Reus - Lewandowski 11'i başladı..
Avrupanın sistemine bağlı en iyi takımlarından ikisini karşı karşı getiren mücadeleye taraflar birbirini tartarak başladılar. BVB bu sürecte gole biraz daha yakın olan takımdı, kalesinde gördüğü tek tehlikeyi Santana ile engellemeyi başaran B.Dortmund Lewandowski ve Kuba ile kaleyi yokladı. 17. dakikada ise gole çok yaklaştı Reus'un kullandığı korner'e iyi yükselen Hummels'in yaptığı kafa vuruşu direkte patladı. Bundan iki dakika sonra Reus'dan etkili bir şut daha geldi..
BVB için herşey yolunda gidiyor dediğimiz anlarda (şut sayıları 8-2 BVB üstünlüğünde iken) kaleye 21 metre uzaklıkta Santana'nın rakibine yaptığı faulu ağır ödedik. Topun başına geçen Srna, Weidenfeller'de hatası ile topu ağlara gönderdi ve takımını öne geçirdi. 1-0
Golden sonra maçı bırakmaya niyeti olmayan BVB 39.da Kuba ile gole yaklaştı. 41'de ise çok ilginç bir gol izledik. Götze'nin pasında topla buluşan Lewandowski topa ıska geçince Fernandinho ve Chygrynskyy birbirlerine takılarak yere düştüler bu durumda çok müsait duruma gelen Lewandowski topu ağlara göndermekte zorlanmadı.. 1-1
İlkyarının son bölümünde ev sahibi ekip Taison'la çok önemli bir pozisyon buldu, önce Weidenfeller sonra Schmelzer kalelerini korumayı başardılar..
İkinci yarıdada BVB gole daha yakın olan taraftı Reus ile denemeler başarısız oldu. Lucescu 62.dakikada Costa hamlesi ile oyuna denge getirmeyi başardı ve 68'de öne geçtiler. Hummels'in zamanlama hatası ile topla buluşan Costa Schmelzer'in markajından kurtularak güzel bir vuruşla takımını yeniden öne geçirdi.. 2-1
Maçta ikinci kez geriye düşen BVB buna rağmen evine avantajlı skorla dönmeye kararlıydı. B.Dortmund 73.dakikada Lewandowski ile çok net bir pozisyondan yararlanamadı, top direği yalayarak yandan dışarıya çıktı..
Yaptığı zamanlama hatası ile takımının geriye düşmesine büyük katkı sağlayan Hummels 87.dakikada Schmelzer'in kullandığı köşe vuruşunda sahneye çıktı ve attığı kafa golü ile BVB'yi Donetsk'de hayata döndürdü.. 2-2
Zor eşleşmenin ilk ayağı 2-2 sonuçlanınca BVB evine avantajlı bir skorla dönmeyi başardı ve Şampiyonlar ligindeki başarılı futboluna devam etti..

Jürgen Klopp'un maç sonrası görüşleri:
Skordan oldukça memnunum, takım maçı domine etti. Takımımım iki yerde konsantre olmadı ama bunu telafi etti.. Durum 2-2 herşey yolunda.. Mats'ın yaptığı ile 2-1 geriye düştük yanlış tahmin etmiş ve yine Mats oyunu 2-2 'ye getirdi. Oyuncularımın topla oynamasında sorun yok, son 2maçta çok kötü savunma yaptık ama bugün değil.
Sadece hatalı goller yedik bir dahaki maç yine olursa mesela Götze'nin kafasını koparırım, Hummels'de birdaha böyle yapmaz.

SHAKHTAR DONETSK 2-2 BORUSSIA DORTMUND

Donetsk: Piatov - Srna, Rakitskyy, Chygrynskyy, Rat - Fernandinho, Hübschman - Teixeira (84. Eduardo), Mkhitaryan, Taison (62. Costa) - Adriano. Dortmund: Weidenfeller - Piszczek, Felipe Santana, Hummels, Schmelzer - Sven Bender, Kehl - Blaszczykowski (80. Leitner), Götze, Reus (90.+1 Schieber) - Lewandowski.

Goller: 31'Srna, 68'Douglas Costa / 41'Lewandowski, 87'Hummels
Sarı Kart: Fernandinho
Seyirci sayısı: 52.518 (biletli)

Borussia Dortmund Türkiye
Blog: http://bvb09tr.blogspot.de
Twitter: https://twitter.com/BVB_Turkiye
Facebook:  http://www.facebook.com/BVB09Blog

13 Şubat 2013 Çarşamba

Anket'ten Yarı-Final Çıktı..

Blog'da 1 ayı aşkın süredir yaptığımız 'BVB Şampiyonlar Liginde nekadar ilerler?' anketimiz sonuçlandı..

Türkiye'deki BVB takipcilerinin %44'üne göre BVB busene yarı final oynayacak, %21'lik kesim ise Dortmund'un şampiyon olacağına inanıyor. İlk turda eleneceğine dair şıkka sadece 2 oy gelince %0'lık dilim değişmedi..
Son olarak katılımcıların %19'u final oynar derken %14'ü seçimini çeyrek finalden yana kullandı.. 


Ankete kullanılan toplam 203 oy için hepinize teşekkürler..

12 Şubat 2013 Salı

Bundesliga'nın 21. haftasında stadyumlardaki seyirci sayıları

Hannover 96 1 : 0 ( 1 : 0 ) 1899 Hoffenheim 35.200 seyirci
Borussia Dortmund 1 : 4 ( 1 : 2 ) Hamburger SV 80.645 seyirci
FC Bayern München 4 : 0 ( 2 : 0 ) FC Schalke 04 71.000 seyirci
FC Augsburg 1 : 1 ( 0 : 1 ) 1.FSV Mainz 05 25.541 seyirci
SC Freiburg 1 : 0 ( 0 : 0 ) Fortuna Düsseldorf 21.200 seyirci
Borussia M'gladbach 3 : 3 ( 1 : 0 ) Bayer 04 Leverkusen 46.010 seyirci
Greuther Fürth 0 : 1 ( 0 : 1 ) VfL Wolfsburg 15.045 seyirci
VfB Stuttgart 1 : 4 ( 0 : 1 ) SV Werder Bremen 41.200 seyirci
Eintracht Frankfurt 0 : 0 ( 0 : 0 ) 1.FC Nürnberg 45.400 seyirci

B.Dortmundun iç sahadaki toplam seyirci sayısı: 804.715
B.Dortmundun iç sahadaki maç başına seyirci ortalaması: 80.472

Haftanın toplam seyirci sayısı: 381.241
Haftanın maç başına seyirci ortalaması: 42.360

Sezonun toplam seyirci sayısı: 7.923.050
Sezonun maç başına seyirci ortalaması: 41.921

11 Şubat 2013 Pazartesi

Hamburg tadımızı kaçırdı..

İkinci sezona harika başlayan BVB için Hamburg maçı öncesi kabus gibi geçmişti. Önce Reus, Schmelzer, Götze milli takımlarından iznini istedi, İlkay'ın hafif sakatlığı ile milli maçı durumu biraz daha kötüleştirdi, Weidenfeller ve Kevin'in sakatlıkları can sıktı.. Perşembe gününe kadar 6 futbolcusu hiç antreman yapmayan BVB, Hamburg karşısına moral olarak kötü olarak çıkıyordu. Klopp maçtan birgün önce yaptığı açıklamada: 'durum çok kötü taraftarımızın büyük desteğine ihtiyacımız olacak' diyerek durumu açıkladı.
Bu şartlarda başlayan karşılaşmada Hamburg etkili olan taraftı. Göbekden çok kanatları kullanan misafir ekip topu Van der Vaart'a Son üzerinden ulaştırıyor, Rudnevs'in Santana, Hummels ve Bender'in arasına yaptığı koşularla etkili oluyordu. 14.dakikada Diekmeier'in ortasına vole vuran Son maçın ilk tehlikeli pozisyonunu gerçekleştirdi. Bundan 1 dakika sonra BVB gole çok yaklaştı fakat Götze son vuruşunda başarılı olamadı.
Maça iyi başlayan taraf Hamburg olsada Hummels'in arkadan şişirdiği topta Westermann'ın uyumasından yararlanarak ulaşan Lewandowski 30 metrelik deparının karşılığını topu ağlara göndererek aldı.. 1-0
Haftaiçi yaşananlar ve kötü başlayan maça rağmen golü bulan BVB için biranda herşey günlük gülistanlık olabilirdi fakat çok hazırlıklı gelen Hamburg buna izin vermedi ve 1 dakika sonra golü buldu. Jansen defansın arkasına derinlemesine güzel bir pas attı, topla buluşan Aogo tek pasla topu içeri çevirdi ve Rudnevs noktayı koydu.. 1-1
1-1'lik eşitlikten sonra sahneye çıkan isim Son'du.. 21.dakikada içeri girdi kaleciyi geçti, direği geçemedi.. 26'da ortasahada topu aldı, hızla cezasahasına yöneldi, Bender'i geçti ve harika bir vuruşla Hamburg'u öne geçirdi.. 1-2
Dakikalar 31'i gösterirken maçın kırılma anlarından birini yaşadık. Lewandowski rakibine topa gitme niyetiylede olsa tekme atınca Van der Vaart'ın tiyatrosununda katkısıyla direk kırmızı kart görerek oyun dışı kaldı. ( Van der Vaart maç sonunda pozisyonda tiyatro yaptım açıklamasını yaptı)
Sakat oyuncularının yeterli güçte olmamasından, İlkay ve Schmelzer'in kadroda olmamasından etkilenen BVB sezonun en kötü oyunlarından birini ortaya koyuyordu. Kehl'in müsait pozisyonda etkisiz vuruşuda olunca ilkyarı 2-1 Hamburg üstünlüğü ile kapandı..
BVB ikinci yarıya daha toparlanmış vaziyette başlamış stoper Hummels ile etkili pozisyonlar yakalamış fakat maça eşitliği getirememişti. Bunun üstüne gole giden Reus'u düşüren Bruma'da atılınca BVB maçı çevirebilir düşünceleri yeniden filizlendi. Fakat yine Hamburg süprize izin vermeyerek farkı 2'ye çıkardı. Sol kanattan van der Vaart'ın ortasına Piszczek ve Bender'in arasında kafayı vuran Rudnevs kendisinin 2. takımının 3. golüne imza attı.. 1-3
Bu dakikadan sonra Klopp'dan İlkay ve Schieber hamleleri geldi. 3'lü defansa dönen BVB'de Nuri arkaya İlkay ileriyle bağlantıyı yapmak için öne geçti, kanatlardan Reus ve Kuba ile gitmeye çalıştılar..
İlkay'ın sakat olarak maça girmesine rağmen bir hareketlilik getirsede ileri uçtaki 4 oyuncununda formsuzluğundan dolayı destek görmeyince etkili atakları bulamadı. Santana ve Hummels ile girilen ataklarda sonuç vermeyince sonrakilarda günün başarılı ismi Son bir gol daha bularak maçta skoru belirledi.. 1-4
BVB ilkyarıdaki maçta Hamburg'a kaybedip 31 maçlık yenilgisizlik serisini kaybetttikten sonra rövanştada farklı bir yenilgi alarak taraftarlarının yüzünü bu eşleşmede güldüremedi.BVB şimdi her olumsuzluğu kenara bırakıp tüm konsantrasyon'unu şampiyonlar ligine vermeye çalışacak..

BORUSSIA DORTMUND 1-4 HAMBURG

Borussia Dortmund: Weidenfeller - Piszczek (66. Gündogan), Felipe Santana, Hummels, Bender - Kehl (65. Schieber), Sahin - Blaszczykowski, Götze, Reus - Lewandowski 
Hamburger SV: Adler - Diekmeier, Bruma, Westermann, Jansen - Rincón, Aogo - Skelbred (74. Arslan), van der Vaart (63. Rajkovic), Son (90. Kacar) - Rudnevs

Goller: 17'Lewandowski / 19', 62'Rudnevs, 26',89'Son
Sarı kartlar: Götze / Aogo , van der Vaart
Kırmızı kartlar: 31'Lewandowski / 59'Bruma
Seyirci sayısı: 80.645(biletli)

Borussia Dortmund Türkiye
Blog: http://bvb09tr.blogspot.de
Twitter: https://twitter.com/BVB_Turkiye
Facebook:  http://www.facebook.com/BVB09Blog



9 Şubat 2013 Cumartesi

BVB Ürünlerinin Türkiye satısı için Mail kampanyası



HEM KULÜPTEN HEM İLGİLİ DİĞER MAKAMLARDAN OLUMLU DÖNÜŞLER GELDİĞİ İÇİN MAİL KAMPANYAMIZ SONA ERMİŞTİR..

İLGİYE TEŞEKKÜRLER

7 Şubat 2013 Perşembe

Bundesliga'nın 20. haftasında stadyumlardaki seyirci sayıları

SV Werder Bremen 2 : 0 ( 0 : 0 ) Hannover 96 41.600 seyirci
1.FSV Mainz 05 0 : 3 ( 0 : 1 ) FC Bayern München 34.000 seyirci
Fortuna Düsseldorf 3 : 1 ( 2 : 0 ) VfB Stuttgart 44.153 seyirci
1899 Hoffenheim 2 : 1 ( 2 : 1 ) SC Freiburg 24.000 seyirci
VfL Wolfsburg 1 : 1 ( 1 : 1 ) FC Augsburg 22.257 seyirci
FC Schalke 04 1 : 2 ( 0 : 0 ) Greuther Fürth 60.693 seyirci
Hamburger SV 0 : 2 ( 0 : 2 ) Eintracht Frankfurt 52.523 seyirci
1.FC Nürnberg 2 : 1 ( 2 : 0 ) Borussia M'gladbach 37.793 seyirci
Bayer 04 Leverkusen 2 : 3 ( 0 : 2 ) Borussia Dortmund 30.210 seyirci

B.Dortmundun iç sahadaki toplam seyirci sayısı: 724.070
B.Dortmundun iç sahadaki maç başına seyirci ortalaması: 80.452

Haftanın toplam seyirci sayısı: 347.229
Haftanın maç başına seyirci ortalaması: 38.581

Sezonun toplam seyirci sayısı: 7.541.809
Sezonun maç başına seyirci ortalaması: 41.899

BVBTürkiyeTV: Forma sponsoru EVONIK'den yeni reklam..

Pazartesi sesine sahip olan kişi maçı kaçırmış demektir 
Biz BVB'nin arkasındayız.

BVB Türkiye Röportaj: Orhan Uluca ile Bundesliga ve BVB üzerine..

Türkçe futbol blogları arasında en çok takip edilenlerden biri olan BorgesBlog 'un hazırlayıcısı Orhan Uluca ile bir röportaj yaptık. Bundesliga denince Türkiye'de akla gelen ilk isimlerden olan birçok gazete ve web sayfasında yazılarına rastladığınız Orhan Uluca ile Bundesliga sohbetmiz beklediğimiz gibi çok güzel oldu.. 
İşte keyifle okuyacağınızı düşündüğümüz Bundesliga ve BVB sohbetimiz;

-Bundesliga'yı Türkiye'de uzun zamandır takip eden kişilerden birisiniz, hatta bu konuda en tanınan en donanımlı olanlardansınız. Bundesliga'nın dününü de bugününü de biliyorsunuz. Ligin son senelerdeki gelişimi hakkında düşünceleriniz neler? Size göre yarınlar Bundesliga için neler getirecek?

Bundesliga bugün pek çok açıdan Avrupa’nın en iyi ligi olarak kaydedilebilir. Geçmişte var olan en önemli eksiği dünya çapında futbolcu sayısının yeterli seviyede olmamasıydı. Bu aynı zamanda ligin ülke dışında tanıtımı ve çekiciliği açısından da önemli bir eksikti. 2002 sonrası kulüplerin Avrupa Kupalarındaki başarısızlığı da 90’lı yılların sonunda kendisini gösteren Alman Futbolu’nun çöküşünün bir yansımasıydı. 1998 yılında fikren ortaya atılan ve 2000’li yıllarda uygulamaya geçirilen performans merkezleri ile yeni yeteneklerin zirve futboluna uygun şekilde yeniden eğitilmesi sonucu kendi yıldızlarını yaratarak bu eksiği biraz olsun kapamayı başardı. Ligin maddi koşulları İngiltere ile beraber dünyanın en iyi iki liginden birisi olmaya yetiyor ve fakat eksik olan ise Bayern Münih dışında istikrarlı bir şekilde zirvede olacak büyük takımların eksikliği. Son yıllarda çıkışa geçen Borussia Dortmund’un bu ivmesini sabitlemesi, Hamburg, Schalke ve Bremen gibi kulüplerin daha iyi yönetilmesi sonrası ancak lig olarak en tepeye çıkabilir. Diğer açıdan 50+1 kuralı nedeniyle şahısların kulüplerin hisselerinin en fazla yüzde 49’unu alabilmesi ise bu ligin gelecekte de “bu kadar güzel bir şekilde” var olmasını sağlayan en önemli farklılığı.

-Bundesliga'da busezonu kısaca değerlendirir misiniz? Beklediğiniz gibi mi geçiyor? Olumlu yada olumsuz anlamda sizi şaşırtan takımlar, oyuncular hangileri?

Sezon başı FourFourTwo dergisine 8 takım üzerinden bir lig analizi yapmıştım. Sürprizler olsa da büyük ölçüde beklediğim gibi gelişiyor diyebilirim.  Borussia Dortmund’un “artık” Avrupa’da da kendisini gösterebileceğinin üzerinde dururken aynı anda ligi ve Şampiyonlar Ligi’ni kaldırabileceğini düşünmediğimizi de belirtmiştim.  Bunun da nedeni Dortmund futbolunda fiziğin önemli bir yer tuttuğunu ve bu yüzden Lig, Şampiyonlar Ligi ve Kupa ile beraber bu kadronun üç kulvara yetmeyeceğini düşünmemizdi. Diğer açıdan Bayern Münih ve Frankfurt’un başarılarını “doğru transfer politikası” nedeniyle de bekliyorduk. Üç kulvarda final oynama başarısı gösteren Bayern Münih kadrosuna sadece gerekli bölgelere ince dokunuşlar yaparak yoluna devam etmesinin yeterli olacağını düşünmüştüm. Hali hazırda bu kulübün sportif aklı Avrupa’nın dahi en iyisi olarak addedilebilir.  Frankfurt ise çok akılcı bir transfer politikasına sahip. Bundesliga’nın döküklerini almak yerine ikinci Bundesliga’nın yıldızlarına yöneldiler. Aigner, İnui, Ocean v.s. Bu da iyi kadroyu bozmadan güzel takviyelerle ilerlemesini sağladı. Fürth için söylenebilecek fazla bir şey yok zira küçük bir kasaba. Transferler de doğru olmadığı vakit fazla şansları kalmıyor. Bu sene beni hayal kırıklığına uğratanlara gelirsek.. Hoffenheim’ın çöküşü ilk sırayı aır. Ligin sezon başı en iyi kadrolarından birisine sahip olmasına rağmen bu denli kötü performans göstereceklerini tahmin etmemiştim. Keza Stevens ile geçtiğimiz sezon muazzam bir çıkış yakalayan Schalke’nin de devrenin ikinci yarısı bu denli düşüş yaşayacağını yine beklemiyordum. Bremen ve Gladbach iskeleti yeniden oluşturduğu için sürpriz sonuçlar alması çok da şaşırtıcı değildi ama sonuçlar açısından olmasa da Hannover’in strateji olarak katı savunmadan böylesine bir hücum takıma dönüşmesi de sezonun benim için sürprizlerinden oldu. İlk beş içerisinde yer alacağını düşündüğüm Leverkusen’in marjinal dizilimi, farklı felsefesi ve iki başlı teknik ekip yapılanması da aynı şekilde sürpriz olarak addedilebilir. 

-Yavaş avaş BVB özelinde konuşmaya başlayalım.. Son 10 sezona baktığımızda Bundesliga'da Bayern'i devirebilen 4 takım oldu. Geçen seneye kadar Bayern uzun zamandır şampiyonluktan 2 yıl üstüste ayrı kalmamıştı.. Borussia Dortmund'un Şampiyonlukları hakkında ne düşünüyorsunuz? Size göre Bremen, Stuttgart ve Wolfsburg'un yaşadığı şampiyonluklardan farkı var mı? BVB'de diğerleri gibi şampiyonluklar sonrası düşüşe geçecek mi yoksa Bundesliga'da daha uzun süre Bayern-BVB rekabeti izleyecekmiyiz?

Stuttgart’ın şampiyonluğu beklenmedik bir gelişmeydi. O dönem Bremen ve Schalke yarışırken kendi ayaklarına kurşun sıkmaları sonucu arkadan sessizce gelen Stuttgart şampiyon oldu. Uzun süreli zirvede kalacağına kendileri dahi inanmamışlardı. Wolfsburg ise Magath manipülasyonu ile beraber şampiyon olsa da bir proje takımı olarak çok fazla eksiklikleri var. Werder Bremen devrimi ise kısa sürdü zira yeşerttiği yetenekleri takımda tutma gibi problemler söz konusuydu. Borussia Dortmund ise biraz farklı.  2002 krizi sonrası yaşam savaşı verdiler ve bu da bugünkü  Beşiktaş gibi  onları titiz çalışmaya, ince eleyip sık dokumaya götürdü. Japonya’nın ikinci liginden Kagawa gibi keşifler gençlere yatırımın bir sonucu değil kulübün kapısına kilit vurmamak için zorunlu uğraşlarıydı.  Bugün ise CEO’su(Watzke), Sportif direktörü (Zorc)ve Jürgen Klopp bileşiminden muazzam bir ürün ortaya çıktı. Diğer takımlardan farklı olarak bu üç isim orada durduğu sürece futbolcuları elde tutamasalar dahi başarı kaçınılmaz.  Zira bu başarının  temeli yıldız futbolculara değil uzun süreçte oluşturdukları futbol organizasyonuna dayanıyor.  Takımın görünürde organizasyonundaki en önemli isim olarak gözüken Nuri gitti, değişen bir şey olmadı. Kagawa gitti aynı şekilde. Lewandowski de gidecek belki ama Dortmund’un başarıları devam edecek. Jürgen Klopp’un payı burada yadsınamaz ama bugünkü Dortmund’un oluşumunda Watzke ve Zorc ikilisinin başarıları da önemli role sahip.  Üstelik  sadece sportif değil ekonomik olarak da üst düzey bir atılımla ilerliyorlar.  Tam da bu yüzden geleceği de garanti aslında.  Watzke-Zorc-Klopp kaldığı sürece Bayern-Dortmund rekabeti sürecektir. Diğerlerinden belki de en önemli farkı büyük takım olmak için dünyanın en iyi taraftar topluluğuna sahip olmaları.   

-Son 2 senede alınan 3 büyük kupa sonrası BVB'nin bu sezonki Bundesliga performansını nasıl değerlendiriyorsunuz? Dortmund Kagawa ve Barrios'un gidişini Reus ve Schieber ile doldurdu mu? Sezon sonu BVB için 2.lik başarı sayılmalı mı?

Marco Reus çok özel bir oyuncu. Bana göre Almanya’nın bugünkü milli takımında dahi en “tehlikeli” ve hesap edilemez özellikleri nedeniyle de en değerli oyuncusu. Kagawa’nın yerini rahatlıkla doldurduğunu ve belki de Götze ile uyumu sonrası daha da faydalı olduğunu söyleyebiliriz. Schieber ise Barrios gibi “merkez forvet” değil. Genç yetenek olarak ona ben fazlasıyla güveniyordum ama henüz beklediğim çıkışı yapabilmiş değil. Klopp ise onu dönüştürüyor ve ben yakın zaman içerisinde Schieber’in yeniden yıldızının parlayacağını düşünüyorum zira kumaşı oldukça iyi.
Lig performansı ise sezon başında Şampiyonlar Ligi ile Lig arasındaki dengeyi kuramadılar. Diğer açıdan uzun süredir benzer oyun sistemi ile sahaya çıktıkları için rakipleri onları durdurmanın çeşitli yollarını keşfettiler. Hummels’e yapılan baskı, geride kompakt durarak hızlı hücumlarla Dortmund’dan puan koparmayı başardılar.  Burada bir başka sorun da Barrios’un gidişi sonrası alternatifsiz kalan Lewandowski’nin formsuz olduğu sürede oynamaya devam etmek zorunda kalmasıdır. Bugün dahi Bayern Münih’ten en önemli eksiği Dortmund kadrosunun derinliğinin yeterli seviyede olmamasıdır. Lakin öyle bir Şampiyonlar Ligi grup maçları oynadılar ki ligdeki bu ufak çaplı krizi Dortmundlular fazla umursamadı. Bugün için Şampiyonlar Ligi biletini doğrudan aldığı vakit bence hedefi tutturmuş olacaklardır zira yıllar sonra bu arenada yeniden boy gösterdiler ve bu oldukça önemli.

-BVB Şampiyonlar ligine şanssız bir kura ile başladı, bir çok kişiye göre 'ölüm grubu'nda yer alan BVB buna rağmen çok büyük bir performans sergiledi. Size göre bunun sırrı neydi?

Bayern Münih topa sahip olduğunda Barça’ya benziyor. Dortmund ise top rakipteyken Barça’ya çok benziyor. Real Madrid maçları öncesi Klopp’un “En yetenekli oyuncu sahadaki en geniş alana sahip olacak yanılgısı var” beyanatı önemli. Her iki Real Madrid maçında da Dortmund’un en büyük şovu rakip topa sahip olduğunda gerçekleşti. Topun aktarılabileceği her alanı kapamayı muazzam bir şekilde başardılar. 24 yaşın altında ortalamaya sahip futbolcuların her biri asgari 11 km koşuyor maç boyunca ve daha da önemlisi Klopp’un maç planlarının ligdeki Schalke maçı hariç kusursuz işlemesi. Topu bu “liselilerin” ellerine verdiğinizde kalenizde görmeniz an meselesi iken bu takıma karşı topa uzun süre sahip olmanız da çok zor.

-Gruptan lider çıkmasına rağmen Shakhtar Donetsk ile eşleşen Dortmund için kura şansızlığı devam ediyor diyebilir miyiz? Eşleşmeden beklentileriniz neler?

Barcelona ve Shakhtar hariç hangi takımla eşleşirse eşleşsin Dortmund turu geçer diyordum. Maalesef kötü bir kura çektiler. Zira Shakhtar her şeyden bağımsız bir aksiyon gerçekleştirmek yerine Dortmund’a göre konumunu belirleyecek ve burada teknik adamların maç planları skoru tayin edecek. Her ikisi  de çok iyi olmasına karşın Shakhtar’ın tecrübe açısından avantajı olduğunu söyleyebiliriz. Willian’ı sattılar belki ama Taison’u aldılar. Zor bir kura ve şanslar eşit. Her iki takımın da saha içi organizasyonlarını merak ediyorum. Galatasaray maçı sonrası izlemek istediğim ilk karşılaşma budur.

-Jürgen Klopp dediğimizde neler söylersiniz? Gelecekte nerelerde olabilir size göre?

Akademi mezunu. Futbola devrimsel açılımlar sağlayabilecek donanıma sahip. Klopp gibi futbolun bilimsel yönüne eğilen teknik adamlarda sıklıkla eksik olan motivasyon yönü ise Klopp’un en büyük artısı. Bu da onu komple bir teknik direktör yapmaya yetiyor. Jürgen Klopp başarılarından ziyade ortaya koyduğu karakteri ile Almanya’da kendisine kariyer yapmayı başarmış bir insan. Futbolcuları ile olan iletişimi, saha içi rakibe göre geliştirdiği taktikleri üst düzey. Yeni ve farklı metotlar deniyor, bu da oldukça önemli. Üstelik karakterli yapısı Dortmund’da onu kalıcı yapmaya yetecektir.  Son dönemde göze çarpan en önemli iki artısı saha içi rakibe göre dizayn ettiği takımın sıklıkla başarı kazanması kadar yeni yetme gençleri bir yıldıza dönüştürebilecek donanıma sahip olması. Klopp’un elndeki oyuncuların gösterdiği gelişim ileride daha sık konuşulacaktır. İlkay’ın bugün dahi defansif orta saha olarak böylesine bir performans göstermesi tamamen Jürgen Klopp başarısıdır.

-Nuri Şahin'in Real Madrid ve Liverpool deneyimlerinden sonra tekrar BVB'ye dönüşü hakkında düşünceleriniz neler?

Doğru olanı yaptı. Özellikle İlkay’ın dönüşümü ve performansı sonrası daha farklı bakıyorum ve Nuri’nin basın toplantısında söylediklerini önemsiyorum. “Ben sadece burada işlerlik kazanıyorum”. Aslında Nuri yetenekli bir futbolcu ve fakat Dortmund’un şampiyonluğunda gösterdiği üst düzey performansın bir kısmı İlkay’da olduğu gibi Jürgen Klopp’a ait. Dolayısıyla Nuri kendi kariyeri ve geleceği adına bir miktar paradan da vazgeçerek doğru yere gelmiştir.

-Jürgen Klopp'un Nuri Şahin'in takıma dönmesi ile BVB'de yeni bir oluşuma gitme düşüncesi olduğu biliniyor. 4Lü defansın önüne 1 kesici ile İlkay ve Nuri'nin yerleştirilmesi ileriye ise bitirici bir 3lü ile Barcelonavari bir sisteme geçilmesi planı hakkında düşünceleriniz neler? Uygulanabilir mi? Başarılı olur mu?

Dortmund temelde 4-2-3-1 oynuyordu ve fakat bu sezon özellikle Klopp’un Götze’yi defansif orta saha olarak kullanması sonucu farklı dizilimler peydah oldu. Temel strateji burada önemlidir dizilimlerden ziyade. Top rakipte olduğu vakit agresif takım savunması Dortmund’un gücünün önemli bir kısmı. Diğer açıdan ceza sahasına her atakta yerleştirebildiği oyuncu sayısında günden güne artış sağlamak istiyor. Bu nedenle farklı dizilimler olacaktır belki ama temel strateji değişmeyecek gibi duruyor. Bence asıl farklılık Lewandowski’nin gidişi sonrası merkez forvete Schieber, Reus ya da Götze gibi oyuncuları yerleştirdiğinde ortaya çıkacaktır. Hareketli dörtlü hücum yerine hareketli üçlü hücum ve geride ofansif orta saha rolünde üçlü orta saha.. Buna benzer değişimler bekliyorum ben.

-Son olarak BVB Türkiye blog/twitter hesabımız hakkında ne düşünüyorsunuz?

Fazlasıyla başarılı ve diğerlerini de bu konuda özendirecek kadar güzel. Ligi ve Dortmund’u yakından takip etmeme rağmen bu hesaptan pek çok bilgiyi edinmek kendi adıma çok keyifli. Başarılarınızın devamını diliyorum.


(Yoğun iş temposuna rağmen bizlere zaman ayırıp sorularımıza içtenlikle yanıt veren Sayın Orhan Uluca'ya birkezde buradan teşekkür ederiz..)


Borussia Dortmund Türkiye
Blog: http://bvb09tr.blogspot.de
Twitter: https://twitter.com/BVB_Turkiye
Facebook:  http://www.facebook.com/BVB09Blog


6 Şubat 2013 Çarşamba

Bayern dedikodularının ardından BVB taraftarından Lewandowski'ye mesaj..

Lewandowski'nin Bayern'e transfer olacağı haberleri Almanya'nın en çok konuştuğu konulardan biri oldu. Kulüpler ve oyuncu şuan için böyle birşey yok desede 'ateş olmayan yerden duman çıkmaz' misali herkes ortada bişeyler döndüğünün farkında..
Lewa'nın EPL'ye gideceği söylentilerine ses çıkarmayan hatta oyuncuya hak veren BVB taraftarı Bayern'e transfer dedikodularına ise oldukça üzüldü ve sinirlendi..
Lewandowski'nin facebook'taki resmi fan sayfasına bugünlerde yüzlerce mesaj geliyor.. BVB Türkiye takipçileri için bunlardan dikkat çekenleri tercüme ettik..

Lewandowski'nin Bayern'e gideceği dedikodusuna BVB taraftarların tepkileri:
Melanie S. : Eğer Bayern'e gideceği doğruysa,Bayer Leverkusen karşılaşmasındaki en iyi oyuncusu olması beni hiç ilgilendirmez.O zaman sadece 7 yaşındaki oğluma yeni bir forma alırım.Oğlum çok büyük bir hayal kırıklığına uğrayacak çünkü Lewandowski onun idolü.

Sophia M. : Lütfen gitme.Yedek kulübesinde de otursan, topu dışarıyada vursan,gol de atsan seni hep destekledik ve hep arkandaydık.Hep ismini söyledik ve bizim idolümüzdün.Bu gerçek aşktı.Klopp'un sayesinde bu kadar iyi oldun.Gidişin kalplerimizi kanatacak ve gözlerimiz dolacak.Lütfen Bayern'e gitme.

Reinhard K. : Ya kal ya da İngiltere'ye git.Bu hep böyledir : Bayern için biri tehlikeli oluyorsa hemen araya çok büyük bir miktarda para giriyor ve her şey karışıyor.Almanya kupası maçı öncesi dedikodu kazanının kaynamasına şaşırmamak lazım.

Raphael K. : Eğer bizi terk edersen,kalbimize bıçak saplanır :(

Ralf S. : Robert eğer Bayern'e giderse,sadece para yüzünden gider.O Kuba ve diğerlerine kulak asmalı ve Dortmund'da kalmalı. Burada nelere sahip olduğunu biliyor : İlk 11'de yer almak,çok fazla gol ve aile ortamı.Şaayet giderse de artık bu formayı giyemeye hakkı yok.Ya ''Echte Liebe'' ya da güle güle.

Alex Z. : Gitmek isterse 'Güle Güle'.

Jordan F. : Bayern'de sadece yedek kulübesinde oturursun.

Tim O. : Bayern'e gideceğine Manchester'e hediye edilsin,daha iyi.

Driton G. : Bize yakışıyorsun ve çok iyi oynuyorsun.Bugünlere gelmene biz sebep olduk.Her maçı sonuna kadar oynuyorsun.Şampiyonlar Liginde oynuyorsun ve hâlâ Bayern'e gitmek istiyorsun.Orada da zaten yedek kalırsın.Ama bu senin kararın.Dünyanın en iyi taraftarlarına ve antrenörüne sahip olduğunu söylemek istedim.Bizde kalırsan hata yapmazsın.

Albert J. : Bencil olma.Kuba ve Piszczek'i güçsüzleştirirsin.

Dustin S. : Bu dedikoduya artık cevap ver.Eğer Bayern'e gitmeyi düşünüyorsan o formayı giymeye hakkın yok.

Fabian L. : Benim düşünceme göre Dortmundlu oyuncular ne köprü altında yaşıyor,ne de eski kıyafetler giyiyor.Orada biraz daha fazla para kazanacaksın diye hem insanlığı kaybedersin,hem de burada gösterilen değeri.Gerçekten hayal kırıklığı.

Olaf K. :
BVB'yi kandırma.Bu takım bunu hak etmiyor.S.. git.


Haberin kaynak gösterilmeden kullanılması yasaktır. 
Borussia Dortmund Türkiye
Blog: http://bvb09tr.blogspot.de
Twitter: https://twitter.com/BVB_Turkiye
Facebook:  http://www.facebook.com/BVB09Blog




5 Şubat 2013 Salı

Dortmund'un Cocugu Kevin Großkreutz

Ben Borussia'lıydım, Borussia'lıyım ve Borussia'lı olarak kalacağım.. 

 BVB, bugün  Großkreutz'un sözleşmesinin 2016'ya kadar uzatıldığını açıkladı. Yukarıdaki cümlede imzadan sonra Kevin'in söyledikleri.. Günümüz futbolunda birçok oyuncudan bu tarz sözleri duyuyoruz fakat bir çoğuna göre Kevin'in söylediklerinin çok daha samimi olduğunu söylemek mümkün..
O Dortmund'da doğup büyümüş biri, her Dortmund'lu gibi BVB taraftarı.. Daha önce bir röportajında BVB'li oluşunun nedenini söyle açıklamıştı: ''Dortmund'daki insanlar için sadece bir şey geçerlidir oda Borussia Dortmund.''
Ahlen'de oynadığı dönemlerde cumartesileri Dortmund'a gelip Güney tribunünde BVB maçlarını izleyen Kevin şimdilerde hayallerini süsleyen takımın bir oyuncusu ve öyle kalmak için çok çalışacağını her fırsatta dile getiriyor. 
O bugün 2016'ya kadar BVB'nin oyuncusu olmanın sevincini yaşıyor tabiki hala iletişimini kaybetmediği Süd'deki dostlarıda..

Aşagıdaki dövme mi?
Großkreutz'a ait.. Dortmund şehrinin silueti, Kevin'den başka bir şeyde beklenemezdi zaten..

4 Şubat 2013 Pazartesi

Haftanın karsılasmasında zafer BVB'nin..

20.haftada Bundesliga'nın kapanış maçı aynı zamanda haftanın en önemli karşılaşmasıydı. 36 puanlı BVB, 37 puanlı Leverkusen'e konuk oldu. Ligde son 3 maçını kazanan B.Dortmund busezon evinde hiç kaybetmemiş Leverkusen deplasmanına 3 puan hedefiyle gidiyordu..
Maç çok hızlı başladı. Orta alanda büyük bir mücadele vardı. 2.dakikadaki ilk tehlikeli pozisyonda Castro'nun yaptığı aşırtma vuruş dışarı çıktı. 1 dakika sonra bukez BVB tehlikeli geldi ve golü buldu. Lewandowski'nin akıl dolu pasında kaleciyle karşı karşıya kalan Marco Reus takımını öne geçirdi.. 0-1
Leverkusen gibi zorlu bir deplasmanda öne geçmeyi başaran BVB daha ilk 10 dakika geride kalmadan 2.golüde bularak çok büyük bir avantaj yakaladı. İlk golün asistini yapan Lewandowski bu kezde ceza sahasında düşürüldü ve BVB'ye penaltı kazandırdı. Topun başına geçen Kuba'da farkı ikiye çıkardı.. 0-2
Skor avantajını yine çok erken alan BVB oyunu tutma peşindeydi. İlkyarıda bunu orta alanda başardı demek mümkün olsada ileride gerekli hızı yakalayamadılar ve tehlikeli olamadılar. Leverkusen bu bölümde zaman zaman etkili ataklar ile BVB kalesini yokladı. 14.dakikada Kießling'in kafa vuruşu az farkla dışarı çıktı, 45'de Carvajal'ın etkili vuruşunda Langerak başarılı bir kurtarışa imza attı. BVB zorlu deplasmanda soyunma odasına 2-0 üstünlük ile girdi..
Leverkusen maçın ikinci yarısına bu skora isyan ederek başladı ve baskılı bir giriş yaptı. İkinci yarının hemen başında Sam'in vuruşunda Langerak çok başarılı bir kurtarışa imza attı. 51'de Kießling'in kafa vuruşu Langerak yine güzel çıkardı. Dönen topta Bender'in yaptığı vuruşu Hummels çizgiden çıkardı. 
 
Leverkusen BVB'ye belkide busezon kimsenin yaşatamadığı zor anları yaşatıyordu ve bunun sonucunda aradıkları golüde buldular. 58.dakikada ceza sahasında topla buluşan Kießling Piszczek'den çok şık sıyrılarak pasını verdi. Reinartz bu ikramı geri çevirmeyerek farkı 1'e indirdi. 1-2
Leverkusen iyi oynadığı anlarda golüde bulunca maça daha sıkı tutundu ve 3 dakika sonra skora eşitliği getirdi. Kazanılan serbest vuruşa iyi yükselen Boenisch topu altıpas içine gönderdi. İlk golün sahibi Reinartz bu kezde güzel bir kafa vuruşu ile kendisinin ve takımının ikici golüne imza attı. 2-2
BVB açısından çok güzel başlayan maç 4 dakikada yenilen 2 gol ile kabusa dönmüştü fakat BVB bu kabustan gole hemen cevap vermeyi başararak uyandı ve skor avantajını yeniden eline geçirdi. 64.dakikada Leverkusen savunmasının bir anlık hatasını iyi değerlendiren Götze topu Lewandowski'nin önüne bıraktı. Polonyalı forvet ilk 2 golü hazırladıktan sonra 3. golüde kendisi atarak maçın adamı olmayı başardı. 2-3
Lewandowski Leverkusen savunmasını zor durumda bırakmaya devam etti. Bukez Boenisch Polonyalı oyuncuyu cezasahasında düşürünce Hakem Deniz Aytekin yine penaltı noktasını gösterdi. Fakat Kuba bu kez penaltı atışından yararlanamayınca maçta heyecan devam etti.
Kalan bölümlerde BVB Leverkusen 2.yarının başında kurdukları baskıyı tekrarlatmadı ve haftanın en önemli karşılaşmasında 3 puanı kazandı. BVB adına bu maçta genç kaleci Langerak'ın gösterdiği iyi performans sevindiriciydi..
BVB bu sonuçla puanını 39'a yükselterek ligde 2. sıraya çıktı. Leverkusen evindeki ilk yenilgisini aldı. Gelecek hafta BVB evinde Hamburg'u konuk ederken Leverkusen Gladbach deplasmanında 3 puan arayacak..
 
BAYER LEVERKUSEN 2-3 BORUSSİA DORTMUND

Leverkusen: Leno - Carvajal, Wollscheid, Toprak, Boenisch - Bender, Reinartz (87. Milik), Rolfes (46. Sam) - Castro (79. Hegeler), Kießling, Schürrle
BVB: Langerak - Piszczek, Felipe Santana, Hummels, Schmelzer - Gündogan (90.+3 Schieber), Bender - Blaszczykowski (80. Großkreutz), Götze (90. Kehl), Reus - Lewandowski

Goller: 58', 62'Reinartz / 3'Reus, 9'(p)Kuba, 63'Lewandowski
Sarı kartlar: Boenisch, Carvajal, Leno, Reinartz, Toprak / Langerak
Seyirci sayısı: 30.210 biletli


Borussia Dortmund Türkiye
Blog: http://bvb09tr.blogspot.de
Twitter: https://twitter.com/BVB_Turkiye
Facebook:  http://www.facebook.com/BVB09Blog


(fotoğraflar Dpa)